|
Her gün
çeşitli
yayın
organlarında
beslenme
konusunda
birtakım
haberlerle
karşılaşmaktayız.
Bunların bir
kısmı
tamamen
bilimsel
olmasına
rağmen,
bazıları ise
doğruluktan
tamamen
uzaktır.
Ancak
maalesef
asılsız
haberlerin
daha çok
prim yapması
doğru
bilinen
birtakım
yanlışların
ortaya
çıkmasına
zemin
hazırlamaktadır.
Halbuki
bilim
doğruların
artmasından
ziyade,
bazen
yanlışların
azalması ile
ilerlemektedir.
Beslenme ve
diyet uzmanı
Turgay Köse,
doğru
bilinen
yanlışları
açıkladı...
Kabak
çekirdeği
zayıflatır,
bağırsakları
çalıştırır,
ay çekirdeği
gibi değildir
Ay
çekirdeğinin
100 gramı
560 kkal.
enerji
vermektedir.
Somut bir
örnek vermek
gerekirse;
enerjisi
yaklaşık bir
bütün somun
ekmeğe
tekabül
etmektedir.
Hem de
hastalık
gibidir,
elimizi
verir
kolumuzu
kaptırırız.
Buna
karşılık
kabak
çekirdeğinin
zayıflatıcı
etkisi
olduğu,
bağırsakları
çalıştırdığı,
ay çekirdeği
kadar
zararlı
olmadığı
düşünülür.
Sanılanın
aksine kabak
çekirdeğinin
kalorisi
daha
yüksektir
(100 gramı
610 kkal.).
Hiçbir zaman
için
bağırsakları
çalıştırıcı,
kabızlığı
önleyici bir
etkisi
yoktur. Öte
yandan her
iki çekirdek
türü de
doymuş, yani
kötü yağ
içerdiği
için kalp -
damar
sağlığı
açısından
zararlıdır.
Kilo
aldırıcı
etkileri de
göz ardı
edilmemelidir.
Balık ve
yoğurt
beraber
yenirse
zehirler...
Tazeliğini
yitiren
balıkta
“histamin”
adında bir
proteinin
miktarı
artmakta ve
bu madde
aynı zamanda
yoğurtta da
bulunmaktadır.
Aynı öğünde
her ikisi de
tüketilirse
vücuttaki
histamin
miktarı
artmaktadır.
Bu durum
özellikle
alerjik
durumu olan
bireylerde
bazı olumsuz
tepkimelere
yol
açabilmektedir.
Besin
zehirlenmesi
açısından
olayı
incelersek;
balık bayat
ise yanında
yoğurt
yenilse de
yenilmese de
zaten
zehirlenmeye
yol açar. O
nedenle
besinleri
taze olarak
tüketmeye
dikkat
etmeli,
tazeliğinden
şüphe edilen
besinleri
imha
etmeliyiz.
Light
ürünler
zayıflamak
için rahatça
tüketilebilir
Bir
ürünün
üzerindeki
“light” veya
“diyet”
ibaresi o
besinin gün
içerisinde
serbestçe
tüketilebileceği,
enerjisinin
olmadığı
anlamına
gelmemektedir.
Sonuçta
lezzet veren
birtakım
öğeler (yağ,
şeker, un,
tuz...)
mevcuttur.
Unutmayınız
ki bunlardan
herhangi
birinde
yapılan bir
azaltma
diğerindeki
artış ile
kapatılmakta
ve lezzet bu
şekilde
korunmaktadır.
O nedenle
besinler
satın
alınırken
etiketleri
iyi bir
şekilde
okunmalı ve
yorumlanmalıdır.
Uygun olan
ürün de
serbestçe
tüketilmemeli,
eşdeğeri
olan başka
bir besinin
yerine
tercih
edilmelidir.
Aksi
taktirde
farkında
olunmadan
yüksek
oranda
enerji
alımına,
dolayısıyla
kilo
kazanımına
yol
açabilir.
Aç kalmak
zayıflatır
Zayıflamak
uğruna aç
kalmak, öğün
atlamak
sanılanın
aksine
genelde kilo
alımı ile
sonuçlanmaktadır.
Çünkü
yeterince
beslenemeyen
metabolizma,
durumu
“kıtlık”
olarak
algılamakta
ve tüketilen
her besini
savunma
mekanizması
olarak
(yarın bir
gün tekrar
aç kalırsam
enerji
olarak
kullanırım
mantığı ile)
vücutta yağ
şekline depo
etmektedir.
Tıpkı
bizlerin
sular
kesildiğinde
depo
ettiğimiz
suyu
kullanıp,
suların geri
gelmesi ile
birlikte
depoyu
tekrar
doldurmamız
ve fazladan
yedekleme
yapmamız
gibi.
Önerilen;
dengeli bir
beslenme
programına
eşlik edecek
egzersiz ile
fazla
kilolardan
kurtulmaya
çalışmaktır.
Zeytinyağı
eşsiz bir
yağdır
Zeytinyağı
önerdiğimiz
yağlardan
biridir.
Omega - 9
adı verilen
yağ
asitlerini
içermektedir.
Ancak
ekmeğinizi
zeytinyağına
bandırarak,
salatalarınıza
gönlünüzce
zeytinyağı
gezdirerek
bolca
tüketmeyiniz.
Sonuçta katı
da olsa sıvı
da olsa 1
gram yağ 9
kkal. enerji
vermektedir.
Dolayısıyla
fazlası kilo
aldırmakta
ve oluşan
şişmanlığa
bağlı olarak
birtakım
sağlık
problemleri
de ortaya
çıkmaktadır.
O nedenle
katı yağlar
kötü olarak
tanımlanıyorken,
zeytinyağı
da kötünün
iyisi olarak
görülmeli,
aşırı
kullanımdan
kaçınılmamalıdır.
Yumurta
kolestrol
nedeniyle
çok
zararlıdır
Yumurta
bazen
aklanır,
bazen çok
zararlı
denilir.
Maalesef
yumurtanın
içerisinde
doymuş yani
kötü yağlar
bulunmaktadır.
Kolesterol
içeriği de
biraz
yüksektir.
Buna
karşılık
içerdiği
elzem /
esansiyel
(yani vücuda
dışarıdan
alınması
gereken) yağ
asitleri
açısından
oldukça
dengeli bir
örüntüye
sahip olan
yumurtanın
protein
içeriği de
anne
sütündeki
proteine
eşdeğerdir.
%100
oranında
vücut
proteinlerine
dönüşümü söz
konusu
olduğu için
“örnek
protein”
olarak
tanımlanmaktadır.
Hatta
sarısında
bulunan
“lesitin”
adındaki bir
madde
sanılanın
aksine
bizlerin kan
kolesterolünü
o kadar da
yükseltmemektedir.
O nedenle
sağlıklı
bireyler
dilerse
günde bir
adet yumurta
yiyebilirken;
kolesterol,
tansiyon,
şeker
problemi
olanlar,
karaciğer
veya safra
kesesinde
sorunu
olanlar
farklı
günlerde
olmak koşulu
ile haftada
en çok 2
adet yumurta
yiyebilirler.
Tabi bu
yumurtanın
pişirilme
şekli de
önemlidir.
Haşlama,
menemen ve
çılbır
şeklindeki
tüketim
önerilirken;
kıymalı,
pastırmalı,
sucuklu veya
tereyağlı
olarak
yenilmesi
uygun
görülmemektedir.
Karbonhidratlarla
proteinleri
karıştırmamak
gerekir
Pratikte
ve teorikte
bu durum pek
mümkün
değildir.
Örnek olarak
bir süt
kutusunun
üzerindeki
etiket
bilgilerine
bakacak
olursanız
içerisinde
hem
karbonhidrat
hem de
protein
olduğunu
göreceksiniz.
Aynı şey
yoğurt için
de
geçerlidir.
Hatta
karbonhidrat
diye
bildiğimiz
pirinç ve
makarna
paketlerinin
üzerindeki
etiket
bilgisini
incelediğimizde
protein de
içerdiklerine
tanık
oluruz.
Demek ki
ayırma
diyeti
temelinde
yanlış. Bu
durumda
bizim hiç
süt – yoğurt
tüketmememiz
gerekir.
Peki ya
kemik
sağlığımız?
Dolayısıyla
bu durum
kişiyi
yetersiz ve
dengesiz
beslenmeye
sürüklemektedir. |